ארכיון חודשי: אוקטובר 2021

Serpil kırel – Pelin esmer

Bir Kad›n Yönetmen Olarak
Pelin Esmer'in Sinema Deneyimi

Türkiye'de feminist film üretim pratiğinin bir gelenek oluşturamadığı düşünülebilir. Türkiye'de kadın yönetmenlerin feminist
filmler yapmamaları önemli bir sorun iken, özellikle seksenli yıllarda erkek yönetmenlerin kadını bedensel, feminizmi de düşünsel
olarak sömüren popülist “sözde kadın filmleri” üretmiş olmaları,
sinemada kadın temsilinin yorumlanması açısından sorunlu bir
alan oluşturmuştur. Uygulamada karşılaşılan örneksizlik durumu
akademik çalışmaların da elini kolunu bağlamaktadır. Türkiye'de
feminist içerikten bağımsız, kurmaca ya da belgesel film üreten ba-
1
Ruken Öztürk, 1914-2002
yılları arasını incelediği
çalışmasında, kadın film
yönetmenlerinin oranını
değerlendirir. Bu
araştırmanın sonucuna
göre, kadınların en
üretken oldukları dönem
yüzde 5,76 ile 1990-2002
yılları arasını kapsar. 16
kadın yönetmen, toplam
521 olan film üretimi
sayısı içinde ancak 30
filme imza atabilmişlerdir.
Çalışmanın yapılmış
olduğu dilim olan 1914-
2002 yılları arasında
Türkiye'de üretilen 6035
filmin 96'sının, toplam 23
kadın yönetmen
tarafından çekildiği
görülmektedir (2004: 34).
Bu araştırmanın bittiği
2002 yılının ardından
2008'e kadar kesin bir
yüzde verilemekle birlikte,
Selma Köksal, Berrin
Dağçınar ve Ela
Alyamaç'ın da aralarında
bulunduğu az sayıdaki
yeni kadın yönetmenin
sinemaya girdiği
bilinmektedir (Özgüç,
2008).
2
Belgesel Sinemacılar
Birliği'ne üye olan kadın
belgesel yönetmenleri
arasında Nalan Sakızlı,
Bahriye Kabadayı, Şehbal
K›rel • … Kad›n Deneyimlerinin Aktar›lmas›nda Belgesel Filmin Yeri • 129
şarılı kadın yönetmenler vardır. Ancak, feminist film üretimi alanında bir “tıkanmışlık” ya da “ilgisizlik” olduğu da bir gerçektir. Mayne'in, “dişil yaratıcılık nosyonu, sadece kullanışlı bir siyasal strateji
değildir; sinemanın kadın yönetmenler ve feminist seyircilerce ele
alınarak yeniden icat edilmesi adına büyük öneme sahiptir” (Smelik, 2008: 28) sözleri dikkate alınarak dişil yaratıcılık sorununun
Türkiye koşulları içinde yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Türkiye'de üretim dinamikleri açısından sinema, diğer birçok
ülkede olduğu gibi erkek egemen geleneğin baskın olduğu bir alan
olmayı sürdürmektedir. Türkiye'de kadın film yönetmenlerinin,
ürettikleri işlerin içeriğinden bağımsız, sayısal varlığı sinemanın
“dişil yüzü”nün ne kadar geride bırakıldığını kanıtlar.1 Buradan yola çıkarak, kurmaca dışında Türkiye'de kadın belgesel yönetmenlerinin varlığı ile ilgili ne söylenebilir? Örneğin, Belgesel Sinemacılar
Birliği'ne (BSB) otuza yakın kadın belgesel yönetmeninin üye olduğu hatırlanabilir.2 Bu birliğe üye olmayan ama belgesel üreten çok
sayıda kadın yönetmenin var olduğu bilinmektedir. Kadınların sinemadaki varlığına sevindirici bir uzun vadeli katkı, FİLMMOR
(FİLMMOR Kadın Kooperatifi) ve Uçan Süpürge3 gibi oluşumlardan gelecektir. Sayılan oluşumların, belgesel/kurmaca üretimi konusunda uzun vadede düşünsel bir feminist geleneğin yerleşmesine katkısı olacağının umulduğu da eklenmelidir.
Pelin Esmer, bu anlamda Türkiye'de son yıllarda ön plana çıkan kadın belgesel film yönetmenleri ve yapımcıları arasındadır.
1972 yılında İstanbul'da doğan Pelin Esmer, Boğaziçi Üniversitesi
Şenyurt, Bingöl Elmas,
Emel Çelebi, Tülin Eraslan
ve Sezgin Türk gibi
isimleri sayabiliriz
(www.bsb.org).
3
“Sadece kadınların
katılımına açık olan” ve
“kadınlarla birlikte
kadınlar için sinema
yapmak, itiraz etmek,
üretmek, düşlemek ve
eylemek için var olan”
FİLMMOR, 2003 yılında,
“kadınların ve tüm yaşam
deneyimlerinin
görünürlüğünü, kadınlar
arası deneyim alışverişini
artırmak” ve “kadınların
sinema ve medyaya
katılımını, bu alanda
kendilerini ifade edebilme
olanaklarını, üretim ve
güçlerini artırmak”
amacıyla yola çıkmış bir
oluşumdur. Henüz
üretilen işler açısından
hayal edilen noktaya
varmasa da, FİLMMOR'un
en önemli işlevi
Türkiye'nin çeşitli
bölgelerinde ücretsiz
gösterimler ve atölyeler
düzenleyerek feminist
pratiği görülebilir ve
paylaşılabilir
kılabilmesidir. Türkiye'de
yokluğu açıkça belli olan
feminist film üretiminin
(belgesel ve kurmaca),
FİLMMOR gibi
oluşumların
düzenledikleri film
gösterimleri, uluslararası
konukları ve belgesel ve
kurmaca alanında üretimi
desteklemek amacıyla
kurdukları atölyeleri ile
zaman içinde bir
farkındalık yaratıp bunu
da üretime dönüştürecek
güce sahip olacağı
varsayılabilir. Ayrıca,
FİLMMOR'un, “Kadınların
Medya İzleme Grubu”
(MEDİZ) ve fotoğraf
sergileri ile de cinsiyetçi
medya ve egemen kültüre
130 • kültür ve iletiflim • culture & communication
Sosyoloji Bölümü'nü bitirir. Sinemaya Yavuz Özkan'ın Z-1 Film
Atölyesi'ndeki çalışmaları sonrasında geçer.4 İlk belgesel filmi Koleksiyoncu'nun (2002) ardından aynı yıl Kar adlı bir deneysel film daha
yönetir.5 Esmer, Koleksiyoncu'nun yönetmenliğini, yapımcılığını ve
kameramanlığını üstlenir. Belgesele konu edilen koleksiyoncu, Pelin Esmer'in 70 yaşındaki gerçek amcasıdır. Yönetmen, yıllardır yaşamına tanıklık ettiği amcasının belgeselini yapmaya karar verdiğinde çok kısıtlı olanaklara sahiptir ve doğallığı bozmamak için kamerayı kendi kullanır.6 Koleksiyoncu, ulusal ve uluslararası birçok
ödül kazanır.7 Yurt içinde ve yurt dışında ilgi gören bu 46 dakikalık
belgeselin ardından Esmer, 2005 yılında Oyun adlı belgeselini bitirir
ve yine çok sayıda ödül kazanır.8 Oyun'un yapım öyküsü yönetmenin gazetede okuduğu küçük bir haber ile başlar. 2003 yılında Mersin Arslanköy'e gidip tiyatro yapmak için biraraya gelen kadınları
tanımak isteyen yönetmen, filmini iki yıla yakın bir süre içinde bitirir. Yönetmen, Oyun'un yapımcılığını, yönetmenliğini, kameramanlığını ve kurguculuğunu da üstlenir. Filmin çok küçük bir kadroyla
gerçekleştirilmesi Koleksiyoncu'da olduğu gibi sade ve sıcak bir anlatımın yakalanmasına olanak verir.
Yönetmen bu belgeseli “kurmaca da olabilecek gerçek hikâyeleri” aktarmayı sevdiği için gerçekleştirmek ister. Arslanköy'deki
kadınlarla ilgili kurmaca bir film de yapılabilir ama bu dokuz kişinin “gerçek” olması onu daha çok etkilediği için belgeseli seçer.
Kendi deyimiyle “gerçekliğin dramatik yapısı” onu hep ilgilendirir.
Diğer yandan, Esmer, bu türden girişimlerin başka yerlerde de gerçekleşmesine bir örnek olabileceğini hissettiği için de Oyun'u çeker.
Yönetmene konunun ilginç gelmesinin bir başka nedeni evrenselliğidir.9 Yönetmen köye, haberini okuduğu bu cesur ve yetenekli kadınları tanımak için gittiğinde birkaç gününü hiç çekim yapmadan
geçirir. İlk akşam kadınlar ona şalvar dikerler. Esmer, “şalvar, birbirimize aynı hizadan bakmamızın sembolü oldu” diyerek yaşadığı
deneyimi özetler.10 Bu ilk yakınlaşma ile birlikte, kadınların yaşadıkları deneyimlerin merkezde olduğu bir iletişim ve etkileşim ortamı oluşmaya başlar. Bu durum iki ayrı kültürün (kent ve köy)
temsilcilerinin birbirine yakın olma çabalarının da bir kanıtıdır. Yö-
karşı aktif bir pozisyon
almakta olduğu da
bilinmektedir
(www.fimmor.org).
Türkiye'de Uçan Süpürge
gibi önemli bir başka
oluşumun varlığından da
söz edilmelidir. Uçan
Süpürge, “kadın
kuruluşları ve kadın
hareketine duyarlı kişiler
arasında iletişim, işbirliği
ve dayanışmayı artırmak,
onların deneyimlerini genç
kuşaklara aktarmak,
ulusal ve uluslararası bir
iletişim ağı oluşturmak
amacıyla” 1996 yılında
kurulmuştur. Amacına
dikkat edilirse bu oluşum
daha çok, farkındalık
yaratmak ve kadın
örgütleri arasındaki
eşgüdümü sağlamak
üzerine odaklanmıştır.
Kendi tanımlarıyla daha
çok bir “iletişim
merkezi”dir
(www.ucansupurge.org).
Uçan Süpürge bünyesinde
de film festivalleri,
atölyeler, haber ağları,
bilgilendirme çalışmaları
vs. gibi kadın hareketine
katkıda bulunacak
düşünsel altyapının
gerçekleştirilebilmesine
yarayacak çalışmalar
yapılmaktadır.
4
Pelin Esmer, yardımcı
yönetmen olarak ortak
yapımlarda çalışır.
Conversations Across
Bosphorus adlı belgesel,
Ziya Öztan'ın yönettiği
Cumhuriyet, Osman
Sınav'ın yönettiği Deli
Yürek-Bumerang Cehennemi
ve Danimarkalı yönetmen
Elisabeth Rygard'ın
Gönlümdeki Köşk Olmasa
adlı kurmaca yapımlar
onun yardımcı yönetmen
olarak katkıda bulunduğu
filmler arasında sayılabilir
(www.lokomotifkamera.co
m).
K›rel • … Kad›n Deneyimlerinin Aktar›lmas›nda Belgesel Filmin Yeri • 131
netmen için Arslanköylü kadınlar “filmin karakterleri olmanın ötesinde”dirler ve Esmer onları “bir insan olarak çok merak etmekte ve
tanımak istemektedir” ve onlarda “ben şehirden geldim, sizi gözlemliyorum” duygusu uyandırmaktan kaçınır.11 Yönetmen, alışıldık
belgesellerden farklı bir anlatım tekniği seçerek Arslanköylü dokuz
kadının12 merkezde olduğu bu belgeseli gerçekleştirir. Pelin Esmer,
Mersin'in Arslanköy mevkiinde 2003 yılında gerçekleşen beş buçuk
haftalık bir süreci kaydeder. Oyun'da gündelik yaşamın sıradanlıkları kendi akışını bozmadan saptanmaya çalışılır. Belgesel, kadınların el yordamıyla ama zekice erkek egemen dünya ile nasıl başa çıktıkları, bu yolla erkekliğin inşa edilişindeki temel değerleri ve bundan kaynaklanan sorunları (şiddet, cinsel istismar, içki içmek gibi)
nasıl dillendirdikleri ve kendi temsillerine nasıl sahip çıktıklarını
gösterdiği için önemli bir çabadır. İçerik özelliği dışında, kurgusu
açısından da belgeselin zekice bir yaklaşımı olduğu eklenebilir.
Oyun ve gerçek hayat zekice bir kurguyla peşpeşe getirilir. Oyun'u
daha iyi değerlendirebilmek için feminist belgesel ve kadın deneyimlerinin aktarılmasındaki yeri üzerine kuramsal bir destek almak
yerinde olur.

Tuvan

TÜVAN

(ﺗﻮﺍﻥ) (Fars. tuvān) Güç, kuvvet, tâkat: Âheste âheste sâhil-i deryâya gidinceye kadar tâb u tüvandan kesilir (Nâmık Kemal). Ben de yarı çürüdüm, tüvansızım (Refik H. Karay). Bu seyrüseferler insanda tâb u tüvan mı bırakır (Refik H. Karay).
● Tüvan-fersâ (ﺗﻮﺍﻥ ﻓﺮﺳﺎ) birl. sıf. (Fars. fersā “yıpratan” ile) Tâkatsiz bırakan, yorucu: Pek yorucu, pek tüvan-fersâ bir şeydir (Cenap Şahâbeddin’den).
● Tüvan-ger (ﺗﻮﺍﻧﮕﺮ) tür. sıf. ve i. (Fars. -ger ekiyle) Zengin, paralı, kudretli (kimse): Bir fakîrin gönlüne gir kıl riâyet hâtırın / Varmak istersen eğer kim ey tüvanger Kâbe’ye (Zâtî – Ş.A.D.). Çok nâ-tüvânı eyledi Yahyâ tüvan-ger lutf-ı şâh (Şeyhülislâm Yahyâ). Sulh-ı nâçâra rızâ gösterdi gördü üstüne / Bir senin gibi kavî hasm-ı tüvan-gerdir gelen (Nâilî).Devamı

TÜVÂNÂ

(ﺗﻮﺍﻧﺎ) sıf. (Fars. tuvānā) Güçlü, kuvvetli, dinç: Bre insafsız! Bu hayvanı gençliği, tüvânâlığı vaktinde kullanıp da düşkünlüğü zamânında bırakmak revâ-yı Hak mıdır? (Fâik Reşat). Hayri bu tüvânâ gençlikle, bu koçyiğitlikle eskiden olsa iftihar eder, medet umardı (Mahmut Yesâri). Akşamcılar on bire doğru birer ikişer sökün ederdi. Kapı önünde duran tüvânâ bir oğlan yüksek sesle, “Buyurun efendim… Buyurun!” diye bağırır, ikinci “buyurun”un son u’sunu ciğerinin son gayretine kadar uzatırdı (Reşat E. Koçu

Tuvaca sözcükler. Cümleler içerisinde kullanılan ana ögeler. Buradan ulaşabileceğiniz sayfalar şöyledir:

Nas Suresi Arapça Okunuşu

Bismillahirrahmânirrahîm.

Kul e'ûzü birabbinnâs

Melikinnâs

İlâhinnâs

Min şerrilvesvâsilhannâs

Ellezî yüvesvisü fî sudûrinnâsi

Minelcinneti vennâs

FELAK NAS SURESİ OKU - Felak Nas Suresi Okunuşu ve Anlamı: Felak Nas Duaları Arapça Yazılışı ile Türkçe Meali

Nas Suresi Türkçe Anlamı

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine,

İnsanların hükümdarına,

İnsanların ilahına,

O sinsi vesvesecinin şerrinden.

O ki, insanların göğüslerine vesveseler fısıldar.

Gerek cinlerden, gerek insanlardan.

FELAK NAS SURESİ OKU - Felak Nas Suresi Okunuşu ve Anlamı: Felak Nas Duaları Arapça Yazılışı ile Türkçe Meali

FELAK NAS SURESİ OKU – Felak Nas Suresi Okunuşu ve Anlamı: Felak Nas Duaları Arapça Yazılışı ile Türkçe Meali

Felak Suresi Arapça Okunuşu

Bismillahirrahmânirrahîm.

Kul e'ûzü birabbil felak

Min şerri mâ halak

Ve min şerri ğasikın izâ vekab

Ve min şerrinneffâsâti fil'ukad

Ve min şerri hâsidin izâ hased

מוגן: Na2twobuhu

התוכן המבוקש מוגן בסיסמה. כדי לצפות בו, יש להזין אותה כאן:

İnna Lyrics

Caliente

Caliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!Caliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!Necesito mas!
De lo que me das
Ya no tiengo miedo
Y dejo todo atrasQuiero sonar
Ritmo sensual
Un segundo mas de vida
Puede ser tan real.I wanna make, make, make,
Make you feel
Make make, make,
Make you danceMake, make, make,
Make you feel
Make make, make,
Make you danceMake, make, make,
Make you feel
Make make, make,
Make you danceCaliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!Caliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!Necesito mas!
De lo que me das
Ya no tiengo miedo
Y dejo todo atrasQuiero sonar
Ritmo sensual
Un segundo mas de vida
Puede ser tan real.I wanna make, make, make,
Make you feel
Make make, make,
Make you danceMake, make, make,
Make you feel
Make make, make,
Make you danceMake, make, make,
Make you feel
Make make, make,
Make you danceCaliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!Caliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!Caliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!Caliente es tu amor
Caliente es tu amor
Yo quiero sonar
Contigo mi amor!

Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!
Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!
Daha fazlasına ihtiyacım var!
bana verdiğin
artık korkmuyorum
Ve her şeyi geride bırakıyorum
hayal kurmak istiyorum
şehvetli ritim
Bir saniye daha hayat
Bu kadar gerçek olabilir.
yapmak istiyorum, yapmak, yapmak,
hissettirmek
Yap, yap, yap,
dans ettir
Yap, yap, yap,
hissettirmek
Yap, yap, yap,
dans ettir
Yap, yap, yap,
hissettirmek
Yap, yap, yap,
dans ettir
Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!
Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!
Daha fazlasına ihtiyacım var!
bana verdiğin
artık korkmuyorum
Ve her şeyi geride bırakıyorum
hayal kurmak istiyorum
şehvetli ritim
Bir saniye daha hayat
Bu kadar gerçek olabilir.
yapmak istiyorum, yapmak, yapmak,
hissettirmek
Yap, yap, yap,
dans ettir
Yap, yap, yap,
hissettirmek
Yap, yap, yap,
dans ettir
Yap, yap, yap,
hissettirmek
Yap, yap, yap,
dans ettir
Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!
Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!
Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!
Sıcak senin aşkın
Sıcak senin aşkın
hayal kurmak istiyorum
seninle aşkım!

YALLA

C'mon ladies get ready
The music is playing
One more time let's go crazy
Tonight, tonight, tonight
I'm gonna take you so highCan you hear my heart beating for you?
Dream wide awake, boy, make it true
Can you hear my heart beating for you?
Come on, come on, come on, come on, come onيلا حبي يلا، مش حلو تجرحني بهواك
يا الغالي أنت و كل عمري أريد أكون معاك
يلا حبي يلا، مش حلو تجرحني بهواك
يا الغالي أنت و كل عمري أريد أكون معاكPlay it with no, my baby
Me and you, let's get faded
Take your chance if you're ready
Tonight, tonight, tonight
I'm gonna take you so highCan you hear my heart beating for you?
Dream wide awake why make it true
Can you hear my heart beating for you?
Come on, come on, come on, come on, come onيلا حبي يلا، مش حلو تجرحني بهواك
يا الغالي أنت و كل عمري أريد أكون معاك
يلا حبي يلا، مش حلو تجرحني بهواك
يا الغالي أنت و كل عمري أريد أكون معاكيلا، يلا
(مش حلو تجرحني بهواك)
يلا، يلا
(تملي معاك)Can you hear my heart beating for you?
Dream wide awake, boy, make it true
Can you hear my heart beating for you?
Come on, come on, come on, come on, come onيلا حبي يلا، مش حلو تجرحني بهواك
يا الغالي أنت و كل عمري أريد أكون معاك
يلا حبي يلا، مش حلو تجرحني بهواك
يا الغالي أنت و كل عمري أريد أكون معاك

hadi hanımlar hazırlanın
müzik çalıyor
Bir kez daha çıldıralım
Bu gece, bu gece, bu gece
seni çok yükseğe çıkaracağım
Kalbimin senin için attığını duyabiliyor musun?
Uyanık bir şekilde hayal et, oğlum, gerçekleştir
Kalbimin senin için attığını duyabiliyor musun?
Hadi, hadi, hadi, hadi, hadi
Hadi aşkım, aşkınla beni incitmek hoş değil
Canım, sen ve hayatım boyunca seninle olmak istiyorum
Hadi aşkım, aşkınla beni incitmek hoş değil
Canım, sen ve hayatım boyunca seninle olmak istiyorum
Hayır ile oyna bebeğim
Ben ve sen, hadi solalım
Hazırsan şansını dene
Bu gece, bu gece, bu gece
seni çok yükseğe çıkaracağım
Kalbimin senin için attığını duyabiliyor musun?
Uyanıkken rüya neden gerçek olsun
Kalbimin senin için attığını duyabiliyor musun?
Hadi, hadi, hadi, hadi, hadi
Hadi aşkım, aşkınla beni incitmek hoş değil
Canım, sen ve hayatım boyunca seninle olmak istiyorum
Hadi aşkım, aşkınla beni incitmek hoş değil
Canım, sen ve hayatım boyunca seninle olmak istiyorum
Hadi hadi
(aşkınla beni incitmen tatlı değil)
Hadi hadi
(seninle dikte)
Kalbimin senin için attığını duyabiliyor musun?
Uyanık bir şekilde hayal et, oğlum, gerçekleştir
Kalbimin senin için attığını duyabiliyor musun?
Hadi, hadi, hadi, hadi, hadi
Hadi aşkım, aşkınla beni incitmek hoş değil
Canım, sen ve hayatım boyunca seninle olmak istiyorum
Hadi aşkım, aşkınla beni incitmek hoş değil
Canım, sen ve hayatım boyunca seninle olmak istiyorum

Welcome To India
You Don'T Need Nobody But India
She'S Enough To Make Your Body Go Wild
I Can Live My Life Here Right Now.
It'S A Little Bit Scandalous
But She Lives Her Life A Little Bit Dangerous
Everybody In The Club, Can You Handle Us?
I Can Live My Life Here Right Now.
Oh, How I Rock My Body..Can You Handle How I Move?
Are You Feeling Naughty..I'M Gonna Hypnotize You
Are You Ready For Me..And Then You'Ll Never Say
No, No, No.
The Sky Is The Limit..
I Can Fly, Are You With Me
Keep Your Eyes On Your Prize..
And Your Mind Off The Time.
Uh Baby, You Know That You Will Never Say
No, No, No.
Uh, La La La La La La La La
I Hear You Calling Inndia.
Uh, La La La La La La La La
I Hear You Calling Inndia.
Oh, How I Rock My Body
Can You Handle How I Move?
Are You Feeling Naughty?
I'M Gonna Hypnotize You
Are You Ready For Me?
And Then You'Ll Never Say No, No, No.
The Sky Is The Limit
I Can Fly, Are You With Me?
Keep Your Eyes On Your Prize
And Your Mind Off The Time
Uh Baby, You Know That You Will Never Say
No, No, No
Uh, La La La La La La La La
I Hear You Calling Inndia.
Everybody Stand Up
I Wanna Se Your Hands Up
I Wanna See You Move Your Body,
Girl Don'T Stop
And If You'Re Ballin
Let Me Hear You Callin‘
Cause We'll Be At The After Party,
'Till The Morning.
Everybody Stand Up
I wanna Se Your Hands Up
I Wanna See You Move Your Body,
Girl Don't Stop
And If You'Re Ballin
Let Me Hear You Callin‘
Cause We'Ll Be At The After Party,
Till The Morning.
Oh, How I Rock My Body
Can You Handle How I Move?
Are You Feeling Naughty?
I'M Gonna Hypnotize You
Are You Ready For Me?
And Then You'Ll Never Say No, No, No
The Sky Is The Limit
I Can Fly, Are You With Me?
Keep Your Eyes On Your Prize
And Your Mind Off The Time
Uh Baby, You Know That You Will Never Say
No, No, No.
————————-
IndiA
India'ya hoş geldin.
Kimseye ihtiyacın yok ama India
O, seni azdırmak için yeterince iyi
Hemen şimdi burada kendi hayatımı yaşayabilirim
Bir nebze dedikoducu
Ama o, kendi hayatını bir nebze tehlikeli yaşıyor
Herkes Kulüpte, bizi idare edebilir misin?
Hemen şimdi burada kendi hayatımı yaşayabilirim
Oh, bedenimi nasıl sallıyorum..
Hareket ettiğim şekilde idare edebilir misin?
Yaramaz hissediyor musun..
Seni hipnotize edeceğim
Benim için hazır mısın.. Ve daha sonra asla söylemeyeceksin
Hayır, Hayır, Hayır
Gökyüzü limit.. Uçabilirim, Benimle misin
Gözlerini ödülünün üzerinde tut.. Ve zihnin zamanı öldürür
Uh Bebek, Asla demeyeceğini biliyorsun
Hayır, Hayır, Hayır
Uh, La La La La La La La La
India diye seslendiğini duyuyorum
Uh, La La La La La La La La
India diye seslendiğini duyuyorum
Oh, bedenimi nasıl sallıyorum
Hareket ettiğim şekilde idare edebilir misin?
Yaramaz hissediyor musun?
Seni hipnotize edeceğim
Benim için hazır mısın
Ve daha sonra asla Hayır, Hayır, Hayır demeyeceksin.
Gökyüzü limit
Uçabilirim, Benimle misin
Gözlerini ödülünün üzerinde tut
Ve zihnin zamanı öldürür
Uh Bebek, Asla demeyeceğini biliyorsun
Hayır, Hayır, Hayır
Uh, La La La La La La La La
India diye seslendiğini duyuyorum
Herkes ayağa
Ellerini yukarıya kaldırdığını görmek istiyorum
Bedenini hareket ettirdiğini görmek istiyorum
Kızım durma
Ve eğleniyorsanız
Seslendiğini duymama izin ver
Çünkü partiden sonra birlikte olacağız
Sabaha kadar
Herkes ayağa
Ellerini yukarıya kaldırdığını görmek istiyorum
Bedenini hareket ettirdiğini görmek istiyorum
Kızım durma
Ve eğleniyorsanız
Seslendiğini duymama izin ver
Çünkü partiden sonra birlikte olacağız
Sabaha kadar
Oh, bedenimi nasıl sallıyorum
Hareket ettiğim şekilde idare edebilir misin?
Yaramaz hissediyor musun?
Seni hipnotize edeceğim
Benim için hazır mısın
Ve daha sonra asla Hayır, Hayır, Hayır demeyeceksin.
Gökyüzü limit
Uçabilirim, Benimle misin
Gözlerini ödülünün üzerinde tut
Ve zihnin zamanı öldürür
Uh Bebek, Asla demeyeceğini biliyorsun
Hayır, Hayır, Hayır

AMAZİNG

Everybody fall in love and then falls down
And I'm feeling so high, I'm feeling so high
For you
Everybody fall in love and then falls down
And I'm feeling so high, I'm feeling for you
Boy I'm feeling for youDon't let the music die
Don't have to feel alone
You have to learn to say
Will be OK tomorrowDon't let the music die
Don't have to feel alone
I got love and many reasons to love
Reasons to loveEvery step that I take brings you closer
In my dream, in my dream, in my dream
Every step that I take brings you closer
In my dream, in my dream, in my dream ? x2Don't let the music die
Don't have to feel alone
You have to learn to say
Will be OK tomorrowDon't let the music die
Don't have to feel alone
I got love and many reasons to love
Reasons to love

Herkes aşık olur ve sonra düşer
Ve çok yüksek hissediyorum, çok yüksek hissediyorum
Senin için
Herkes aşık olur ve sonra düşer
Ve çok yüksek hissediyorum, senin için hissediyorum
oğlum senin için hissediyorum
Müziğin ölmesine izin verme
yalnız hissetmek zorunda değilsin
demeyi öğrenmelisin
yarın iyi olacak
Müziğin ölmesine izin verme
yalnız hissetmek zorunda değilsin
Aşkım ve sevmek için birçok nedenim var
sevmek için sebepler
Attığım her adım seni daha da yakınlaştırıyor
Rüyamda, rüyamda, rüyamda
Attığım her adım seni daha da yakınlaştırıyor
Rüyamda, rüyamda, rüyamda? x2
Müziğin ölmesine izin verme
yalnız hissetmek zorunda değilsin
demeyi öğrenmelisin
yarın iyi olacak
Müziğin ölmesine izin verme
yalnız hissetmek zorunda değilsin
Aşkım ve sevmek için birçok nedenim var
sevmek için sebepler

Tabib

Khonak an dam ke neshinim dar eyvan, mano to
Be do naghsho be do soorat, be yeki jan, mano to
Khosh o faregh ze khorafat-e-parishan mano to
Mano to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zoghKhonak an dam ke neshinim dar eyvan, mano to
Be do naghsho be do soorat, be yeki jan, mano to
Khosh o faregh ze khorafat-e-parishan mano to
Mano to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zoghKhonak an dam ke neshinim dar eyvan, mano to
Be do naghsho be do soorat, be yeki jan, mano to
Khosh o faregh ze khorafat-e-parishan mano to
Mano to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zoghKhonak an dam ke neshinim dar eyvan, mano to
Be do naghsho be do soorat, be yeki jan, mano to
Khosh o faregh ze khorafat-e-parishan mano to
Mano to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zoghKhonak an dam ke neshinim dar eyvan, mano to
Be do naghsho be do soorat, be yeki jan, mano to
Khosh o faregh ze khorafat-e-parishan mano to
Mano to, bi man o to, jam' shavim az sar-e-zogh

Hay dedim böyle bahta
Sürmeli, sürmeli, sürmelim aman
Sen tabip, ben mi hasta?
Sar beni, sar dedim, ondur da hemenYol yol yüreğim
Yol benim yüreğim
Yol yol yüreğim
Yolverin gideyimHallarım toy ama
Sevdadır çiçeğim
Açmadım ki daha
Kendimden geçeyimHallarım toy ama
Sevdadır çiçeğim
Açmadım ki daha
Şu serden geçeyimGüzeldim, ağlatıldım
Ol dedi, ol dedi, ol dedi Allah
Olmanın yükü başta
Olmedim, ölmedim, ölmedim vallahYol yol yüreğim
Yol benim yüreğim
Yol yol yüreğim
Yolverin gideyimHallarım toy ama
Sevdadır çiçeğim
Açmadım ki daha
Kendimden geçeyimHallarım toy ama
Sevdadır çiçeğim
Açmadım ki daha
Sar beni gerçeğimHay dedim böyle bahta
Sürmeli, sürmeli, sürmelim aman
Sen tabip, ben mi hasta?
Sar beni, sar dedim, ondur da hemenYol yol yüreğim
Yol benim yüreğim
Yol yol yüreğim
Yolverin gideyimHallarım toy ama
Sevdadır çiçeğim
Açmadım ki daha
Kendimden geçeyimHallarım toy ama
Sevdadır çiçeğim

El çek tabip, el çek yarem üstünden
Sen benim derdime deva bilmezsin
Sen nasıl tabipsin yoktur ilacın
Yarem yürektedir sarabilmezsin
Sen nasıl tabipsin yoktur ilacın
Yarem yürektedir sarabilmezsin
Sarabilmezsin, sarabilmezsin
Yarem yürektedir sarabilmezsin
Sarabilmezsin, sarabilmezin
Yarem yürektedir sarabilmezsin
İçerim yanıyor gönlüm havayı
Çekmeyen ne bilir aşkı sevdayı
Yıktın harap ettin gönlüm sarayı
Daha bir taşını koyabilmezsin
Yıktın harap ettin gönlüm sarayı
Daha bir taşını koyabilmezisin
Koyabilmezsin, koyabilmezsin
Daha bir taşını koyabilmezsin
Koyabilmezsin, koyabilmezsin
Daha bir taşını koyabilmezsin
Emrah'ı dinledin benim sözlerim
Muhabbetin can evimde gizlerim
Ne durursun ağla ağla gözlerim
Bir daha yarini görebilmezsin
Ne durursun ağla, ağla gözlerim
Bir daha yarini görebilmezsin
Görebilmezsin, görebilmezsin
Bir daha yarini görebilmezsin
Görebilmezsin, görebilmezsin
Bir daha yarini görebilmezsin
Görebilmezsin, görebilmezsin
Bir daha yarini görebilmezsin
Görebilmezsin, görebilmezsin
Bir daha yarini görebilmezsin

Elif

Elif ( ا ), Arap alfabesinin ilk harfi. İbranice muadili alef harfidir. Ebced hesabındaki değeri 1'dir. Kamerî harflerdendir.Yalın Halde Elif

Arap alfabesi
ﺍ Elifض‎ Dad
ب Beط Tı
ت Teظ Zı
ث Seع Ayn
ج Cimغ Ğayn
ح Haف Fe
خ Hıق Kaf
د Dalك Kef
ذ Zelل Lam
ر Raم Mim
ز Zeن Nun
س Sinه He
ش Şinو Vav
ص Sadي Ye
Arapça (ء Hemze)

İçindekiler

Yazılış[değiştir | kaynağı değiştir]

Elif harfi sadece sağdan bitişebilen bir harftir. Kendisine sol taraftan bir harf bağlanamaz.

Ayrıca Hemzenin bineği olan harflerdendir (diğerleri Vav ve Ye) .

Uzun okutucu harflerden olup (diğerleri Vav ve Ye) kendinden önce gelen sessiz harfi kalın veya inceliğine göre "a" ile "e" arasında bir sesle uzatır.

Med ileSondaOrtadaBaştaYalınTranskriptFonetik Karşılık
آ‎‎ـا‎– ‎ا‎ا‎ʾ / ā

Mahreç – Fonetik[değiştir | kaynağı değiştir]

Elif harfi (harekeli iken Hemze) harekesine göre a ile e, ı ile i veya u ile ü arasında sesler veren bir harftir.

Arapçada A ve E Sesleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Arapçada A ve E için farklı harfler yoktur. Aslında bu sesler arasında fark da bulunmaz. Bu nedenle her iki ses aslında Ä harfi ile karşılanır. Kalın sessiz harflere bitişik sesli harfler A'ya kayarken, ince sessiz harflere bitişik sesli harfler E'ye doğru kayar. Ancak bu da kesin bir kural değildir. Ayrıca bu seslerin ince biçimleri de kullanılır: (ÂÊ).

Sesin çıkış noktası yani mahreci gırtlak köküdür. Hemze, ses telleri kapanıp şiddetli açılarak çıkarılan sert bir sestir. Yalın halde a ile e arasında bir ses vermektedir. Ağız Türkçedeki e sesi çıkarılırken açıldığından biraz fazla açılırsa, bu ses doğru olarak çıkarılmış olur. Elif harfi Kesra harekesi ile ı ile i arasında, Fetha ile a ile e arasında, Damme ile u ile ü arasında bir ses verir. Elif harfi kelimenin kökünde varsa hemze ile yazılır. Uzun okutucu olarak kullanıldığında bağlı bulunduğu harfi e sesinden a sesine doğru uzatarak okutur.

Ayın Farkı[değiştir | kaynağı değiştir]

Arapçadaki Ayın (ع), gırtlaksı bir ses olup, kesinlikle sessiz bir harftir. Türkçede bu ses yoktur. Bazı Avrupa dillerinde Ayın'a benzer sesler Ă ile gösterilir. Türkçede ise daha çok Arapça'dan gelen sözcüklerde kesme işareti ile kullanılır. Örneğin: Măruf (Ma'ruf). İran'da kullanılan Azericede Arapça kökenli kelimelerde sıklıkla rastlanır ve telaffuz edilir.

Not: Ayın ile aynı kaynaktan çıkan Arapça Gayın (غ) harfi hırıltılı bir G sesidir (Ģ). “Yumuşak-G” (Ğ) harfine benzer ama sert ve hırıltılıdır. Örneğin: Maģrur (Mağrur). Buradaki Ğ hırıltılı olarak söylenir.

Elif Lam Mim Türkçe ve Arapça okunuşu nasıl? Elif Lam Mim muası anlamı ve faziletleri ne?
Kur'an-ı Kerimin en uzun sureleri arasında sayılan Bakara Suresi'nin bazı ayetleri halk arasında çeşitli isimlerle dua olarak okunuyor. İbadet ederken sık okunan dualardan biri olan Elif Lam Mim duası araştırılıyor. Elif Lam Mim Türkçe ve Arapça okunuşu nasıl? Elif Lam Mim duası anlamı ve faziletleri ne?

İyi bir online derste olması gereken 5 özellik

Rahatsızlığı olan bu köye geliyor'Ölümden döndüm' demişti… Alişan'dan dev dava

"Günün manşetlerini ve en çok okunan haberlerini her sabah e-postanızdan takip etmek için Habertürk bültene üye olun."'Lütfen çocuğum üşüyor' dedi, yine de almadıSadece Sarıkamış ve Alpler'de görüldüSon dakika: Meteoroloji'den orta ve doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu için uyarı

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

YAZARLAR

DİĞER YAZARLARGÜNDEMDEN HABERLERGerilim 40 yıldır ilk kez bu seviyede! Çin basınından ABD'ye uyarı: 3. Dünya Savaşı çıkar40 yıllık hata, çay keyiflerini bile zehir etti! Ağaçlar yerine bir duvara bakıyorlar"Severek boşandım" diyen Selin Ciğerci, gözyaşlarına hakim olamadıİstanbul'da herkes bu keşfi konuşuyor! Yetkililer kamera karşısına geçecekEn acı veda! Babasını son yolculuğa uğurlayan Diva, tabutun başından ayrılamadıSosyal medya çalkalanıyor! Herkesin sorduğu tek bir soru var: Josef nerede?TEKNOFEST'te Aziz Sancar'ın elini öpen Selçuk Bayraktar, o anları ilk kez anlattıMüjdeyi verdi! Oyuncu Bartu Küçükçağlayan baba oluyor12345678DAHA FAZLASI

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

"Günün manşetlerini ve en çok okunan haberlerini her sabah e-postanızdan takip etmek için Habertürk bültene üye olun."

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

İslamiyet'in kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'in 2. suresi olan Bakara Suresi'nin 1-5. ayetleri halk arasında Elif Lam Mim duası olarak kabul ediliyor. Faziletleri saymakla bitmeyen Elif Lam Mim duasının Arapça ve Türkçe okunuşlar Müslümanlar tarafından araştırılıyor. İşte Kur'an-ı Kerim'e imanın altını çizen Elif Lam Mim duasının anlamı, tefsiri ve faziletleri

ELİF LAM MİM DUASI ARAPÇA OKUNUŞU

الٓمٓۚ

ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَۚۛ ف۪يهِۚۛ هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ

اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ

وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ

اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

ELİF LAM MİM DUASI TÜRKÇE OKUNUŞU

Elif, lam mim.
Zalikel kitabu lareybe fihi. Hüdenlil müttekin.
ellezine yü’minune bil gaybi ve yukimunesselate ve mimma rezaknahüm yunfikun.
Vellezine yü’minune bima unzile ileyke ve ma unzile min kablike ve bil ahireti hüm yukinun.
ulaike ala hüden min rabbihim ve ulaike hüm-ül muflihun.

ELİF LAM MİM DUASI ANLAMI NEDİR?

Elif Lâm Mîm.
Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar.
İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

ELİF LAM MİM DUASI FAZİLETİ VE TEFSİRİ

Bakara sûresinin ilk âyetini teşkil eden “elif-lâm-mîm”in mânasıyla ilgili olarak yirmiden fazla yorum vardır. Bunlardan şu üçü nisbeten daha tutarlı görünmektedir: a) Bunlar, mânaları olmayan alfabe harfleridir, Kur’an-ı Kerîm’in vahiy yoluyla Allah’tan geldiğine inanmayanlara meydan okumak ve âciz olduklarını ortaya çıkartmak için bazı sûrelerin başına konmuştur ve “Bu Kur’an, şu gördüğünüz harflerden yapılan kelime ve cümlelerden oluşmaktadır. Siz harfleri de biliyorsunuz.

O halde haydi yapabiliyorsanız siz de böyle kelime ve cümlelerden oluşan ve Kur’an’a benzeyen bir kitap yazın!” denilmek istenmiştir. b) Başında bulundukları sûrelerin muhtevalarına dikkat çekmek için yemin olarak gelmiştir. c) Başlarında bulunan sûrelerin isimleri olarak indirilmiştir (İbn Aşûr, I, 216).

İmâm-ı Rabbânî önce Selef âlimleri gibi düşünürken bilâhare Allah Teâlâ’nın kendine, bu harflerin mâna ve sırlarından bir kısmını açtığını; böylece “müteşâbihatın mânalarının, Allah’ın bildirmesiyle bilinebileceğini ve bunların, açık mânalı âyetlerin (muhkemât) özü ve amacı olduğunu” anladığını ifade etmiştir (Mektûbât, I, 296).

Şah Veliyyullah, “Arap dilinde tek başına veya kelimelerin başlarına gelen harflerin özellikleriyle kelimelerin mânaları arasında bir ilişkinin bulunduğu” tesbitinden yola çıkarak sûrelerin başlarında bulunan harflerin de muhtevalarına delâlet ve onların özünü ihtiva ettiğini ileri sürmüştür. Buna göre “elif-lâm-mîm”in mânası, “Yaratılmışların çeşitli oluşlar ve ilişkilerle belirlenmiş hayatlarının gerekli kıldığı, ihtiyaç duyduğu irşadlar gayb âleminden gelerek onların hayatlarına girmekte ve yollarına ışık tutmaktadır” demektir (el-Fevzü’l-kebîr, s. 64; hurûf-ı mukattaa konusunda genişbilgi için bk. M. Zeki Duman-Mustafa Altundağ, “Hurûf-ı Mukattaa”, DİA, XVIII, 401-408; müteşâbihat konusunda bk. Âl-i İmrân 3/7).

Bakara sûresi Medine’de nâzil olduğuna göre daha önce birçok sûrenin gelmiş olması gerekir. Bu sûrelerle önemli bir kısmı tamamlanmış bulunan metne “kitap” demek uygun görülmüştür.

“Şüphe yok” ifadesi, hem kitabın Allah’tan geldiği, anlatmak istediğini açıkça anlatabildiği hem de onun bir kılavuz, rehber, ışık olmasıyla ilgilidir; her iki konuda da şüpheye yer yoktur.

“Rehber” diye çevirdiğimiz hüdâ hidâyetle aynı kökten olup Allah’ın razı olduğu hayat tarzında, iman, ibadet ve ahlâk yolunda ilâhî rehberliği ifade etmektedir. Bu rehberlikten yararlanabilmek için kişide yukarıdaki âyetlerde nitelikleri açıklanan bilincin bulunması gerekir (geniş bilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Hidâyet”, DİA, XVII, 473-477).

Müttaki (takvâ sahibi) ve takvâ dilimizde de kullanılan Arapça asıllı kelimelerdendir. Müttakiler kelimesinin lügat mânası, “sakınılması gereken şeylerden sakınanlar” demektir. Kur’an’da ve özellikle bu âyette geçen takvânın mânası onu takip eden âyetlerde açıklanmıştır. Buna göre takvâ sahibi kimselerde şu beş vasıf vardır: Gayba iman etmek, namazı doğru ve devamlı kılmak, Allah’ın verdiklerinden bir kısmını O’nun rızâsı için harcamak, Kur’an’a olduğu gibi diğer peygamberlere gönderilen kitaplara da inanmak ve âhiret konusunda kesin inanç sahibi olmak. Bu vasıfları kendinde gerçekleştirmiş olan mümin takvâ sahibidir, müttakidir.

Böylece takvâ sahibi olan müminlerde hâsıl olan şuur, duygu ve davranışlarla ilgili başka açıklamalar da yapılmıştır. Konuyla ilgili birkaç hadisin anlamı şöyledir: “Kul, sakıncalı olana düşmemek için sakıncasız olandan da çekinmedikçe takvâ sahibi olamaz” (Tirmizî, “Kıyâme”, 19; İbn Mâce, “Zühd”, 24). “Kul, vicdanını rahatsız eden şeyi terketmedikçe takvâ derecesini elde edemez (Buhârî, “Îmân”, 1). Ebû Hüreyre’ye nisbet edilen bir benzetme, “Yolda yürürken dikenler görürsen ya yolu değiştirirsin ya da dikene dokunmadan geçmenin bir yolunu arar ve bulursun; işte takvâ da budur; hayatı Allah Teâlâ’nın yasakladığı kötülüklere bulaşmadan yaşamaya çalışmaktır” (takvâ hakkında ayrıca bk. Bakara 2/197).

Gayba iman etmek, namaz kılmak ve Allah rızâsına uygun harcama yapmak; İslâm’ın fert ve topluluk olarak insana getirdiklerinin ve ondan istediklerinin güzel bir özetidir. Gayba iman, iman esaslarına; namaz kılmak, özel duygu ve davranışlarla Allah’a ibadet etmeye; Allah rızâsına uygun harcamada bulunmak (infak) ise dayanışmaya, düzen ve adalete, yani muâmelâtın ruhuna ve amacına işaret etmektedir.

İman akıl ve vicdanın doğrulaması (tasdik), dilin bunu itiraf edip söylemesi (ikrar) ve davranışların da bunlara uygun olmasıyla gerçekleşip tamamlanmaktadır. Yalnızca tasdik bulunur, fakat söz ve davranış buna aykırı ve tutarsız olursa iman zayıf demektir. Böyle bir imanla gerçek mânasıyla İslâm yaşanmış ve temsil edilmiş olmayacağı gibi, İslâm’ın insanlara vaad ettiği mutluluğa da erişilemez. Söz ve uygun davranış bulunur da kalbin tasdiki bulunmazsa ya şuursuz, rastgele bir dış uygunluk ya da ikiyüzlülük (münafıklık), durumu gizleme (takıyye) söz konusudur. Her ne kadar âhirette zerre kadar imanın bile insana fayda vereceği ve sonunda onu cehennemden çıkararak cennete sokacağı sahih hadislerde bildirilmişse de (Buhârî, “Îmân”, 15; Müslim, “Îmân”, 320, 325) dinin vaad ettiği dünya ve âhiret saadeti ancak “tasdik, ikrar ve tutarlı amel” unsurlarının birlikte var oluşu halinde gerçekleşir.

Gayb “gözle görülmeyen; akıl, duyular vb. beşerî bilgi vasıtalarıyla bilinemeyen varlıklar, ilişkiler ve oluşlar”dır. Allah, vahiy, kader, yaratılış, ruh, kıyametin zamanı, kabirde olacaklar, yeniden dirilme, toplanma, sırat, terazi, cennet, cehennem… hep gayb âlemine dahildir. Bunlar hakkında bilgi alınabilecek iki kaynak vardır: Vahiy ve ilham. Akıl, ancak bu iki kaynaktan alınacak bilgiler üzerine tefekkür yoluyla açıklamalar getirebilir. Keşif, kalp gözünün açılması, Allah tarafından haber verilmek (tahdîs) gibi çeşitleri veya isimleri bulunan ilham, ancak İslâm’a sağlam iman ve onun esaslarını samimiyetle (ihlâs) yaşama sonucu elde edilmiş bulunursa muteber olur. Yine de ilham objektif ve herkes için geçerli, üzerine genel hüküm bina edilebilecek bir bilgi kaynağı değildir, kime gelmişse onu ilgilendirir, umumi ve kesin delillere (vahiy) aykırı olmamak şartıyla onu bağlar.

“Namaz kılarlar” (yüsallûne) yerine “namazı ikame ederler” (yukîmûne’s-salâte) ifadesinin kullanılmış olması, namaza önem verilmesi, onun devamlı ve şartlarına uyularak eda edilmesi gerektiğini anlatmak içindir. Namaz dinin direği, ibadetlerin özü ve özetidir, Allah’ın Resulü, mutluluğu namazda bulduğunu, onunla yaşama sevinci kazandığını ifade buyurmuştur (Nesâî, “Nisâ”, 1; namaz hakkında ayrıca bk. Bakara 2/238-239; Mâide 5/6).

“Kendilerine verdiklerimizden harcayanlar” nitelemesi iki önemli konuya ışık tutmaktadır: 1. Allah Teâlâ’nın bütün verdikleri harcanmayacak, yeteri ve gereği kadarı harcanacak, geri kalanı yine iyi maksatlarla tasarruf edilecektir. 2. Harcama Allah’ın rızâsına uygun olacaktır. Bu da kişinin kendisi, ailesi, yakınları ve diğer ihtiyaç sahipleri için yapacağı harcamaları, vakıf, tesis, hayrat vb. yatırımları kapsamaktadır. Dünya nimetleri, yer altı ve yer üstü servetleri mülk olarak yaratıcısına aittir.

İnsanlar meşrû yollardan onlara sahip olduklarında bu sahiplik mecazidir ve sınırlanmıştır; asıl sahibinin izin verdiği kadar ve O’nun gösterdiği yerlere, belirlediği şekillerde sarfedilebilir. Bir zerresi yersiz, faydasız ve gereksiz sarfedildiğinde Allah’ın mülküne, O’nun halen yaşayan ve gelecekte yaratacağı kullarının haklarına tecavüz edilmiş olur. Bu tecavüzlerin yaptırımı dünyada sosyal ve ekonomik krizlerdir, tabiatın tahrip edilmesi, çevrenin içinde yaşanamaz hale gelmesidir; âhirette ise mutlak âdil olan hâkimin vereceği cezalardır.

Allah bir olduğuna, din de Allah’ın gönderdiği, kendisiyle kulları arasında bir bağ, kulları için bir irşad, bir hayat düzeni olduğuna göre gerçek bir peygamberin aracılığı ile Allah’ı tanıyan ve O’na iman edenlerin diğer peygamberlere ve hak dinlere de iman etmesi kaçınılmazdır. Ancak böyle bir imanla tevhide ulaşılır: Allah birdir ve bütün insanlar bir tek, eşi ve ortağı olmayan Allah’ın kullarıdır, bütün peygamberler bir Allah’ın elçileridir, bütün hak dinler bir Allah’tan gelmiş ve aynı esasları getirmiştir.

Kültür ve medeniyet geliştikçe insanlar bu bakımdan değiştikçe Allah Teâlâ yeni peygamberler ve dinler göndererek nihaî dini tamamlamış, eskiyen kısımları (önceki ümmetlerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik amelî hükümleri, öğretileri) yenilemiştir. Hak dinin adı İslâm’dır, bütün semavî dinler ardarda gelerek İslâm binasını tamamlamıştır. Son peygamber Hz. Muhammed’den sonra yeni bir peygamber ve din gelmeyeceği bildirilmiştir. Son kitabın ışığı altında işletilecek olan insan aklı, yeni ihtiyaçları karşılamak için yeterli hale gelmiştir. Müslümanlar tarihe ve dünyaya bu iman, düşünce ve duyguyla bakıp böyle değerlendirirler. İnsanları tek Allah’ın ve tek dinin sevgi, rahmet ve kardeşlik bayrağı altında toplayabilecek başka bir iman ve düşünce de mevcut değildir.

Bütün hak dinlerde âhirete şeksiz ve şüphesiz inanma esası vardır. Âhirete iman unsuru bulunmadan ne din olur ne de sağlıklı bir dünya düzeni kurulabilir. Dünya gelip geçicidir, âhiret ise ebedîdir. Dünyada kesintisiz mutluluk ve ölümsüzlük arayanlar hüsrana uğramış, asıl mutluluk ve sonsuzluğu da kaybetmişlerdir. Bütün dinlerin âhiret inancı üzerinde ısrar etmesinin hikmeti bu ziyanı ve hüsranı önlemektir.

Allah Teâlâ’dan vahiy yoluyla geldiğinde ve takvâ sahipleri için doğru yolun kılavuzu olduğunda şüphe bulunmayan Kur’an-ı Kerîm’i kendilerine rehber edinen müttakilerin (âyet ve hadislerde açıklanan iman, ibadet ve ahlâk yolunu benimseyenlerin, yaşayanların) doğru yolda olmaları mantık gereği ve tabiidir. “Rablerinden gelen doğru yol üzerinde olanlar ancak onlardır” cümlesi bu tabii ve mantıkî sonucu açıklamakta ve teyit etmektedir. Her yolun ulaştığı bir son, bir menzil, bir hedef vardır; burası yolu takip edenlerin ulaşmak istedikleri yerdir, yolu seçenler buraya ulaşmak için seçmişlerdir. Dünyada her bir yolun, oradan gideni nereye götüreceği bellidir, bilenlerden sorulur, öğrenilir ve yol takip edilerek istenilen yere ulaşılır.

Fert ve topluluklar olarak davranışlarımızın, yapıp ettiklerimizin ne sonuç vereceği, bizi nereye götüreceği, hem geçici hem de ebedî âlemde bize neleri kazandırıp neleri de kaybettireceği konusunu bilmek için yalnızca insanî bilgi kaynakları yeterli değildir. Bu sebepledir ki, girilen yollar çok kere çıkmaz olmuş, iyi sanılıp umulan sonuçlar elde edilememiş, elde edilenlerin iyi olmadığı anlaşılmış, fertler ve gruplar mutsuz olmuş; sıkıntılar, krizler, olumsuzluklar birbirini kovalamıştır. İnsanın Allah, kâinat ve diğer insanlarla ilişkisinde tutacağı doğru yol –dinin rehberliğinin dışlandığı durumların çoğunda– bulunamamıştır, bulunamayacaktır. Yalnız takvâ sahiplerinin bu yolda olduklarını bildiren âyet işte bu gerçeği dile getirmektedir.

Yol doğru seçilmişse ve insanlar o yolda usulünce yürüyorlarsa hedefe ulaşılacaktır, bu hususta şüpheye yer yoktur. Dünya hayatı bir yolculuk olarak düşünülürse yolcunun amacı mutluluktur; korktuklarından kurtulup umduklarına nâil olmaktır. İşte kurtuluş budur, zafer ve felâh buna denir. İslâm, her gün beş kere ezanda “haydin felâha!” diyerek insanları kurtuluşa, iki cihan saadetine çağırmaktadır. Kur’an-ı Kerîm’i rehber edinenlerin buna erişecekleri müjdesini ise birçok benzeri gibi konumuz olan âyet de en güçlü üslûpla açıklamaktadır: “Kurtuluşa erenler ancak onlardır.”

Bakara sûresinin bu ilk beş âyetinin hüküm ve mâna bakımından büyük önemi yanında, hadislerde mânevî özellik ve şifa hususiyetlerinin bulunduğu da bildirilmiştir (meselâ bk. Dârimî, “Fezâilü’l-Kurân”, 13-15).